Avrupa’da “su savaşı” başlıyor

23 Ekim 2010

 

Elektrik ve suya talepte rekabet artışı Avrupa’nın iklim değişikliği ile mücadele gündeminde üst sıralara doğru yol alırken içilecek su kaynakları giderek azalıyor. Artık Avrupa Birliği (AB) yenilenebilir enerji politikaları ve elektrikli araçların problemi daha da ciddileştireceğine ilişkin endişeler ise artıyor.

AB geniş kapsamlı enerji ve su politikaları tasarlamış olmasına rağmen her iki alan bugüne kadar birbirinden bağımsız konular şeklinde ele alına geldi.

2006, 2007’de Avrupa Komisyonu AB’de su kıtlığı ve kuraklıkla ilgili ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.

Su kaynaklarındaki azalmaya çözüm bulabilmek amacıyla bir dizi politikalar hazırlanarak mevcut sektörel politikalar finansman artırımına gidilmesi üzerinde duruldu.

Aralık 2008’de hazırlanan bir izleme raporunda AB düzeyinde su tasarrufuna yönelik teknolojilerle uygulamaların teşvik edilmesi yönünde bir takım girişimlerden söz edildi.

Enerji sektöründe AB’nin 2009 yenilenebilir enerji yönergesinde ulusal hedefler AB’nin toplam enerji karışımında yenilenebilir enerji kaynaklarının payının 2020’ye kadar yüzde 20 oranında artırılması şeklinde belirlendi. Yenilenebilir enerji politikası birliğin sera gazı salımlarını düşürmek, enerji kaynak güvenliğini sağlamak ve ithal yakıta bağımlılığı azaltmak için verilen mücadelenin bir parçası.

Bu arada, Avrupa’da elektriğe talebin artması beklenirken iklim değişikliğinin içecek su kaynaklarında sıkıntıya yol açmasından endişe ediliyor.

Bu yılın başlarında yayımlanan bir AB raporunda kimi üye devletlerde su kaynaklarındaki sıkıntının geçici olmadığı uyarısı yapılarak Akdeniz’deki mevcut kaynaklardan Güneydoğu ve Orta Avrupa’ya yönelmek gerektiği vurgulandı.

Avrupa’da Malta kronik içecek su sıkıntısı nedeniyle su ve elektrik arasındaki yakın ilişkinin nasıl sürdürüldüğü konusunda örnek teşkil ediyor. Adada deniz suyu filtrelenerek enerji yoğunluklu üç bölgede tuzdan arındırma tesislerine sevk ediliyor. Worldwatch Enstitüsü kısa bir süre önce konuyla ilgili bir blog yayımladı. Sonuç olarak, enerji maliyeti hızla yükselirken bu durum su faturalarına da yansıtılıyor.

Worldwatch düşünce kuruluşu konuyla ilgili tespitinde “Eğer gidişatı kısa sürede değiştirmezse Malta yakın bir gelecekte su krizine doğru gidiyor” uyarısına yer verdi. Ülke şimdi bu sorunu çözebilmek için ilk çok kullanımlı akıllı ağ sistemini devreye almak üzere kolları sıvadı. Sistemde 250,000 akıllı ölçer bulunuyor. Bununla hem su hem de elektrik tüketiminin izlenmesi amaçlanıyor.

“Su ve enerji arasında bir bağlantı olduğu çok açık” diyen Avrupa Komisyonu Çevre İdaresi Su Birimi Başkanı Peter Gammeltoft ekim başında Brüksel’de yaptığı açıklamada “Nihai politika çözümüne benzer bir şey görmüyorum, ancak buna kesinlikle bakılmalı” şeklinde konuşmuştu.

Elektrik kullanımı sorunu daha da ciddileştiriyor

Komisyon’un 2020 elektrik eğilimi raporuna göre, Avrupa’nın enerji kaynaklarında daha fazla elektrik tüketilirken elektrikli araçların piyasaya sürülmesi de gündemde.

Ancak gelişim su talebinde bir takım sonuçlara sebep olacak. Öte yandan nükleer, kömür, jeotermal ve birçok doğal gaz tesisi gibi termal güç kaynaklarında soğutma işlemi için daha fazla miktarda suya ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca yenilenebilir alternatiflerin, düşük CO2 emisyonuna sebep olmakla birlikte, su ayak izi noktasında daha iyi sonuç verip vermedikleri henüz belli değil.

Boston merkezli araştırma firması Lu Research’ün 2009’da hazırladığı rapora göre, rüzgâr ve güneş enerjisi diğer güç kaynağı teknolojilerine göre daha az su tüketiyor ve yalnızca tesisin kurulumu sırasında su harcanıyor.

Bir başka güneş enerjisi teknolojisinde ise normal güç kaynaklarından daha fazla su tüketiliyor. Özellikle ABD’nin güneybatısında geliştirilen bu sistemin ilk Avrupa versiyonu ise İspanya’da 2007’de kullanıma açıldı.

Parabolik kanallar güneş enerjisi teknolojisinde oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Güneş ısısı kömürle çalışan veya nükleer enerji tesislerindekine benzer şekilde buhara dönüştürülüyor. Ancak bu sistemlerde soğutma işlemi de gerekiyor ve bu ise bildik yöntemlerde su ile gerçekleştiriliyor. Ayrıca su güneş ışınlarını toplamak üzere yerleştirilen devasa aynaların yüzeyini temizlemek için de gerekiyor.

Bir başka WorldWatch araştırmasında, Amerikan Enerji Bakanlığı (DOE) rakamlarına göre, güneş enerjisi üretim tesisleri kömürle çalışan sistemlere göre 2-3 kat daha fazla su tükettiğine yer veriliyor.

Dahası, benzer güneş enerjisi tesisleri güneş ışınlarından en üst düzeyde yararlanabilmek için sık sık suyun kıt olduğu bölgelere yerleştiriliyor.

Amerikan Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuarı (NREL) tarafından hazırlanan rapora göre, soruna cevap alternatif sistemlerde aranıyor. Örneğin, hava ile soğutma veya melez ıslatma ve kuru soğutma yöntemleriyle su tüketimi yüzde 80-90 civarında azaltılabiliyor.

WorldWatch Enstitüsü bu takasın maliyetinin yüksek olmasına rağmen su kıtlığının kuru soğutma sistemlerinin popülerleşmesine yol açacağını öne sürüyor. Enstitü çalışmalarında “Her şey bir yana suyun temiz, sürdürülebilir güneş enerjisinin yaygın kullanımını sınırlamadığından emin olmalıyız” ifadesine yer veriyor.

EurActiv

Teknoport'da Benzer Yazılar:

  • Afrika-Avrupa güneş enerjisi bağlantısı ve Türkiye Kuzey Afrika güneşinden üretilecek elektriğin Avrupa’ya aktarılmasında Türkiye’nin pozisyonu güçleniyor. Türkiye Medgrid ve Dii projelerinin transfer noktalarından biri olarak öne çıkıyor. ...
  • Çin’de çevreci devrim Dünyada atmosferi en fazla kirleten ülke olan Çin, Almanya'yı geride bırakarak yenilenebilir enerjide dünyanın en büyük pazarı haline geldi. Çin, bu alana ABD ile Avrupa’nın toplamından daha fazla yatırım yapıyor....
  • Türkiye Avrupa Rüzgar Ligi’nde 13. sıraya yükseldi Rüzgar enerjisinden elektrik üretim kapasitesi 2007 yılında sadece 147 megavat olan Türkiye, son 2 yılda yaptığı atakla bu rakamı 801 megavata yükseltti....
  • Güneş enerjisiyle ısınma fikri giderek yaygınlaşıyor 2007’de güneş enerjisiyle ısınma oranları dünya genelinde hızla artarken bu konuda Çin liderliğini ilan etti. Ancak Worldwatch Enstitüsü’nün son raporuna göre yeni Avrupa Birliği (AB) Yenilenebilir Enerji Yönergesi’nin bu talebi...

Türk Basınından:

You've either entered a category ID that doesn't exist or have no feeds configured for this category. Edit the shortcode on this page with a category ID that exists, or go here and and get an ID that does exist in your admin panel.

“Avrupa’da “su savaşı” başlıyor” için yorum sayısı: 0

Yorumunuzu yazın...