Denizlerde yeşil seyahat

19 Ekim 2009

 

green-starGreen Star sertifikası alan yatlar Alaska’daki koruma alanları ya da Mexico’daki Yucatan eyaleti gibi denizcilerin en çok can attığı sulara giriş hakkı kazanıyor.

Bir spor olarak yatçılık, rüzgâr gücünü kontrol etmek olarak tanımlanabilir, fakat çoğu lüks yatın çevre dostu olduğunu söylemek zor. Genellikle en az 45 metre olan bu teknelerin sahipleri konuklarını klima ve fantastik bir ses sistemi gibi yüksek enerji harcayan donatılarla ağırlarken tekne ciddi oranda yakıt tüketir. Fakat yeşil gündem, denizlerdeki bu devasa yaratıklara da el attı. Tasarımcılar tekneler için çevreye duyarlı teknolojiler kullanmanın yenilikçi yollarını aramaya koyuldu.

İtalyan işadamı Luciano Benetton’un Tribu adlı 50 metrelik yatı 2007′de denize indirildiğinde İtalyan gemi klasman şirketi olan RINA tarafından Green Star (Yeşil Yıldız) unvanı kazanan ilk özel tekne oldu. Daha çok büyük gemilere ve yakıt tankerlerine verilen bu sertifikayı hak etmek için teknenin pek çok özelliğe sahip olması gerekiyor: Atık suyu, çöpleri ve tekneden çıkan gaz salımını yok etmek için özel bir donanım gibi. Böylece jakuzi, spor salonu ve lüks bir mutfaktan ödün vermek zorunda kalınmayacaktı. Green Star sayesinde Tribu, Alaska’daki koruma alanları ya da Mexico’daki Yucatan eyaleti gibi denizcilerin en çok can attığı sulara giriş hakkı kazandı. Zira bu bölgelerde çevreyi koruma adına çok sıkı kurallar uygulanıyor (Haftalığı 185 bin Euro olan yatlardan kiralayarak da bu bölgelere ulaşmak mümkün; fraseryachts.com).

Tribu çevreci bir tekne olarak tanıtılsa da dizel motora sahip. Her yıl düzenlenen Monako Yat Fuarı’nda sergilenen birkaç tekne Tribu’ya oranla çevreye daha çok duyarlı görünüyordu. Java teknolojisinin mucidi ve Sun Microsystems’in kurucusu Bll Joy’a ait Ethereal adlı 58 metrelik yatta şarj edilebilir lityum-fosfat pille çalışan hibrit elektromekanik itme sistemi kullanılıyor. Depolanan enerji sayesinde yat ‘hayalet mod’da sessizce çalışıyor ve demirli halde beklerken gürültü ve egzoz çıkarmıyor. Pencere ve kapaklar ise mor ve kızıl ötesi ışıkları filtreleyerek oda sıcaklığını kontrol etmeye yönelik tasarlanmış. Tekneyi doğası gereği, genellikle sürat teknelerinin arkasına bağlanarak yapılan su kayağıyla birlikte anmak zor. Bu tekneyle yapılabilecek sporlar arasında kano ve wakeboard (tek parça tahtayla yapılan su kayağı) gibi daha sakin ve çevre dostu sporlar yer alıyor (Bu tür teknelerin haftalık kirası 225 bin euro; camperandnicholsons.com).

Monako’da sergilenenler arasında, yalnız güneş ve rüzgâr enerjisiyle çalışan geleceğin yat prototipi de bulunuyordu. 23 yaşındaki Alastair Callender’in tasarladığı 59 metrelik Soliloquy adlı yatta Avustralya merkezli Solar Sailor Holdings Ltd. tarafından hazırlanan ileri teknoloji ürünü yelkenler kullanılmış. Üzerinde güneş panelleri bulunan bu sabit yelkenlerle yatın hareket kabiliyetinin arttırılması planlanıyor. Üst güvertedeki bir diğer donanım da güneş pilleri. Yelkenler üzerindeki panel gözleri çalışmadığı zaman 600 metrekareden fazla büyüklüğe sahip bu güneş pilleri, güneş ışığını toplamak için kullanılacak. Böylece yatın pillerinde depolanacak olan güneş enerjisiyle tekneyi çalıştırmak mümkün olacak. Bunun anlamı, yat sıfır emisyonla yaklaşık 8 deniz mili hızla yol alabilecek ve normalden daha az sayıda mürettebata ihtiyaç duyulacak. Callender bu sistemin epey verimli olduğunu, çünkü harcadığından daha fazla enerji ürettiğini iddia ediyor: “Tekneyle Monako limanına demirlediğinizde kullanmayacağınız elektriği şebekeye iade edebiliyorsunuz. Teknenin altı saatte depoladığı enerjiyle dört odalı bir ev sekiz gün idare edebiliyor.”

Dennis Ingemansson tarafından tasarlanan 69 metrelik Solar Gem adlı tekne ise güneş ve rüzgar enerjisiyle çalışan hibrit elektrik sisteme sahip. Üstelik saatteki hızı yaklaşık 25 deniz miline kadar çıkabiliyor. Monako’da tanıtılan bir diğer tekne Feadship adlı gemicilik şirketine ait olan 75.6 metre uzunluğundaki Aeon yatı. Kıvrımlı çizgilere sahip iç dizaynı köpekbalığından esinlenilerek tasarlanmış yeşil konseptli teknenin dış yüzeyi güneş panelleriyle donatılmış. Tamamen elektrikle çalışan teknede yol almak için doğal gaz, bioyakıt ve deniz yosunlarından elde edilen sentetik yakıt kullanılıyor. Makine dairesindeki donanım sayesinde dizel yakıt hidrojene dönüştürülüyor ve bu aşamada ortaya çıkan tüm atıklar tekrar kullanılmak üzere işlemden geçiriliyor. Hidrojen ise yakıt hücrelerinde depolanarak elektriğe dönüştürülüyor. Hibrit sistem sayesinde yatın hızı 20 deniz miline kadar çıkabilecek. Feadship’in yöneticisi Koos Zitman’a göre sadece güneş enerjisi teknolojisiyle çalışan hiçbir yat, şimdiye dek böyle bir başarı yakalayabilmiş değil.

Bazı tasarımcılar teknelerde güneş panellerine yer açmak ve enerji verimliliğini arttırmak için büyük bir cesaretle geleneksel yat görünümlerine meydan okuyor. 38 metre genişliğe ve 58 metre uzunluğa sahip Wally-Hermes yatı suda yüzen lüks bir evi çağrıştırıyor. Bu iddialı tekneyi üreten şirkete göre bu tür bir tasarım seyir esnasında aynı büyüklükteki geleneksel bir tekneye göre daha az enerji harcıyor. Zira yeni tasarımda bulunan ve 900 metrekarelik bir alanı kaplayan güneş pili panelleri teknenin destek sistemleri için enerji üretiyor. Her ne kadar tekne dizel-elektrik hibrit motora sahip olsa da seyir esnasında çevreye neredeyse hiç zarar vermiyor. Kim demiş çevrecilik ve yatçılık biraraya gelemez iki olgu diye?

Güvenli limanlar

Yatçılık alanındaki yeşil trend marinada demirlemiş teknelere kadar yayılmış durumda. San Diego’daki Sun Harbor Marina’ya 2005′teki yenileme çalışmaları sırasında, şehrin doğal ışığından tam anlamıyla faydalanmak için cam duvarlar eklendi. Kavurucu Güney Kaliforniya’da bulunan marinanın bir bölümü duş suyu depolama alanına ve susuz pisuarlara ayrıldı. Banyo tezgâhı ve ızgarası ise geri dönüşümlü materyallerden yapıldı.

Avustralya’da New South Wales’de bulunan Soldiers Point Marina ise çevreci ve modern donatılara sahip: Filtrelenmiş su, telefon hattı, internet erişimi, televizyon yayını, enerji tasarruflu lambalar ve tekne temizlemede kullanılan yüksek basınçlı yağmur suyu. Avustralya’nın ilk karbon-nötr marinası olmak için yeniden inşa edilen Soldiers Point’te yenilenebilir enerjiyle çalışan web sitesi kullanılıyor ve belgeleme işlemleri mümkün olduğunca elektronik ortamda gerçekleştiriliyor. Bölgede ücretsiz olarak sunulan çevreci aktiviteler arasında ise bisikletle şehir turu yer alıyor.

Dubai’de Jumeirah Beach Hotel’deki Pavilion Marina’da lüks ve çevrecilik birarada sunuluyor. Müşterilere uşaklar, masaj terapistleri ve özel şefler hizmet veriyor. Marina bölgedeki suyu korumak için geri dönüşümlü temizleyiciler kullanıyor. Ayrıca teknenin alt bölümünde biriken koyu renkli sintine suyunu pompayla boşaltıp kıyıdan en az iki deniz mili uzağa atma işi marinada ücretsiz yapılıyor. Malta’daki Grand Harbour Marina da buna benzer bir hizmet sunuyor. Ayrıca enerji tasarruflu LED ışıklandırma ve marinadaki duş suyunu ısıtmak için güneş enerjisi sistemi kullanılıyor. Çevreci, lüks yatların sahipleri için bu limanlardan daha güvenli bir sığınak düşünülemez.

NewsWeek Türkiye

Teknoport'da Benzer Yazılar:

  • Tüketiciği elektroniğinde “yeşil” dönem Geri dönüştürülmüş malzemeyle üretilen, güneş ışığıyla şarj edilen, daha az enerji tüketen yeşil elektronik cihazlar Las Vegas’taki Tüketici Elektroniği Fuarı CES 2010’a damga vurdu. Güneş enerjisiyle çalışan şarj cihazlarının yeni...
  • Hidrojen teknolojili tekneyle Haliç’te kültür gezisi İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) bir grup öğrencinin, "Martı" adını verdikleri, hidrojenli yakıt pili sistemiyle çalışacak ilk yolcu teknesi projesi, üretim aşamasına geldi....
  • Danimarka’nın yeşil adası Danimarka’nın Samso adası bir anlamda yenilenebilir enerji bölgesi. Küçük kasabalardan oluşan adanın dört bir yanı rüzgar gülleriyle çevrili. Yeşil enerji ile ilgilienen birçok öğrencinin kente akın etmesine neden olan 26...
  • Çin’in yeşil enerji kararı 21. yüzyılı değiştirecek The New York Times gazetesi yazarı Thomas Friedman, Kızıl Çin'in, Yeşil Çin'e dönüşme kararının 1957 yılında SSCB'nin uzaya gönderdiği ilk uydu olan Sputnik'e benzer etki yaratacağını ileri sürdü....

Türk Basınından:

You've either entered a category ID that doesn't exist or have no feeds configured for this category. Edit the shortcode on this page with a category ID that exists, or go here and and get an ID that does exist in your admin panel.
Etiketler: ,
Bu yazıya yorum ekleyebilir, ya da yazıyı kendi sitenizde geri izleme yoluyla kaynak gösterebilirsiniz.

“Denizlerde yeşil seyahat” için yorum sayısı: 0

Yorumunuzu yazın...