‘Emisyon ticareti’ yeniden şekilleniyor

yonetici tarafından 31 Mayıs 2009 tarihinde eklendi.
Kategoriler: Haberler, Çevre ve Enerji - Yorum Sayısı: 0

“Karbondan para kazanmak” gibi farklı bir kavramı ekonomi dünyasına kazandıran “emisyon ticareti”nde aralık ayı kritik bir tarih olacak. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yapılacak toplantıda alınacak kararlar, pazarın büyüklüğünü ve geleceğini de şekillendirmek açısından önem taşıyor.

Toplantıda, Kyoto Protokolü sonrası yaşama geçirilecek yeni anlaşma ve 120 milyar dolarlık karbon ticaretini belirleyecek yeni kurallar tartışmaya açılacak. “21. yüzyılın altını” olarak gösterilen karbonun geleceği de, bu kararlar sonrasında netlik kazanacak. Toplantı sonrası şu anda Türkiye’de gönüllü olarak yürüyen karbon pazarı da yolunu bulacak.

Emisyon ticareti, bir başka deyişle karbon ticareti mekanizması son yılların ortaya çıkardığı bir kavram. Sistemde “çevreci nitelikte bulunan şirketler” azalttıkları karbon kadar karbon kredisi satmaya hak kazanıyor. Bu karbonu ise çevreye yasal limitlerinin üstünde karbon saldıkları için yasal yükümlülüklerini karşılamak isteyen ya da çevreye duyarlılıkları nedeniyle gönüllü olarak kredi almak isteyen firmalar
alıyor.

Yani çevreci teknolojilere sahip firmalar karbon kredisi satarken, daha geleneksel ve daha çok karbon salınımı yapan sistemlerle çalışan şirketler de söz konusu kredilere talip oluyor. Böylece karbon salınımında dengenin kurulması ve karbon salınımının yıllara bağlı olarak aşamalı olarak azaltılması hedefleniyor.

120 milyar dolarlık pazar
Karbon ticareti, Kyoto Protokolü’nün devreye soktuğu mekanizmalardan biri olarak ekonomi dünyasında yerini aldı. 2008 sonu itibariyle karbon uyum piyasaları hacminin 120 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Bu rakam, 2005 sonunda sadece 10 milyar dolar kadardı.

Karbon uyum piyasaları, Avrupa Birliği Emisyon Ticareti Sistemi altında yürüdüğü için pazar büyüklüğü de net biçimde söylenebiliyor. Gönüllü piyasalarda ise pazarın büyüklüğü konusunda net bir rakam söylemek zor. Ancak 2008 sonunda söz konusu rakamın 700 milyon doları aştığı tahmin ediliyor. Gönüllü piyasaların, çevre bilincinin artmasına bağlı olarak önümüzdeki dönemde daha da genişlemesi bekleniyor.

Türkiye’nin, Kyoto Protokolü’nü imzalamakla birlikte, zorunlu karbon ticaretiyle ilgili bir düzenlemesi yok. Bu nedenle Türkiye’de pazar gönüllülük üzerinden yürüyor. 10′un üzerinde enerji santralının pazarda yer aldığı biliniyor. Ancak bu rakamın 100′ü geçecek potansiyeli bulunuyor. Türkiye’de pazarın 2005′te faaliyet göstermeye başladığı kaydedilirken, Kyoto Protokolü’ne imza atmadan önce de Türkiye’den bazı büyük firmaların karbon ticaretinde yer alabilmek için adım attığına dikkat çekiliyor. Bu firmalar arasında Zorlu, Demirer Enerji gibi sektörün büyükleri de var.

Kriz, fiyatları aşağı çekti
Krize bağlı olarak geçen yıl karbon fiyatları da düşüşe geçti. İşletmeler de sermaye artırımına gidebilmek için mevcut karbon kredi fazlasını ellerinden çıkardı. Ancak ekonomik genel görünümün iyimserliğe kaymasıyla, sanayi kesiminin karbon ticaretinde de canlanma görülmeye başlandı. 2010′dan itibaren ise, şu andaki kurallar bütünü geçerliliğini korursa pazarda fiyatların tekrar yükseleceği belirtiliyor.
Kopenhag’da aralıkta yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Konferansı’nda süresi 2012′de dolacak olan Kyoto Protokülü’nün yerini alacak olan uluslararası sözleşme tartışmaya açılacak. Kyoto Protokülü’nün bir unsuru olarak doğan karbon ticaretinin geleceği de büyük ölçüde bu toplantıda belirlenecek. Ancak şu ana kadar Avrupa’dan gelen tüm sinyaller söz konusu pazarın büyütülerek sürdürüleceği yönünde.

Avrupa Komisyonu son dönemde yaptığı açıklamalarda, gelişmekte olan ülkelerin de karbon salımını azaltma hedeflerine dahil edilmesini istediğini bildirdi. Komisyona göre, karbon salınımını azaltacak teknolojilere 2020′ye kadar yıllık 175 milyar euro yatırım yapılması gerekiyor. Bu paranın yarısı gelişmekte olan ülkelerde kullanılacak. Bu kaynağın da karbon ticaretinden sağlanması öngörülüyor. Kopenhag Konferansı’yla birlikte şu ana kadar Türkiye’nin net pozisyon almadığı karbon ticareti pazarındaki yerini de netleştirmesi ve pazarın bu çerçevede harekete geçmesi bekleniyor.

Aralık’tan sonra hareket gelebilir
Karbonun “21. yüzyılın önemli değişim değeri olan ürünlerden” biri olarak pazara çıkması, çevre alanında faaliyet gösteren firmalara da yeni bir sektör oluşturdu. Ana faaliyet alanı çevre olan Ekonorm Mühendislik de bu alanda danışmanlık veren firmalardan biri. Çevre Mühendisi Dila Büyükçınar, Türkiye’nin Kyoto Protokolü’nde imzası bulunmasına karşın henüz yükümlülük alan ülkeler arasında bulunmadığını hatırlatıyor. Sektördeki firmalarla, devlet kurumlarının biraraya gelerek ortaya konulacak strateji konusunda fikir alışverişinde bulunmasının önemli olduğunu vurgulayan Büyükçınar, Türkiye’nin aralıktaki zirvede yükümlülük alma kararıyla ayrılması durumunda yenilenebilir enerji alanlarında ciddi bir atılım yaşanabileceğini belirtiyor. Karbon salınımı az olan yenilenebilir enerji tesislerinin sertifika alarak, azalttıkları düzeydeki karbonu kredi olarak başka firmalara sattığını vurgulayan Büyükçınar, “Dolayısıyla aralıktaki kararlara bağlı olarak güneş başta olmak üzere rüzgar, jeotermal enerji santralları de artacaktır” diyor.

Büyüme bekleniyor
Futurecamp da, karbon ticareti konusunda uzmanlaşmış Almanya merkezli şirketlerden. Pazarda şu an bir belirsizlik olduğunu belirten şirketin Türkiye Müdürü Farız Taşdan, “Türkiye henüz zorunluluk noktasında pazarda değil, ancak gönüllülük esasına göre kurulan pazar dahi 2005′ten beri büyük mesafe kaydetti. Dünyadaki pazar çok büyük. Avrupa Birliği’nin stratejisi karbon ticaretini bitirmek değil, daha geniş bir alana yaymak biçiminde özetlenebilir. Bu nedenle biz bu pazardan umutluyuz” diyor.

Karbon ticareti nedir?
Çevreci şirketler, azalttıkları karbon kadar, çevreye yasal limitlerinin üstünde karbon salan firmalara karbon kredisi satabiliyor. Böylece yeni teknoloji kullanan firmalar, arta kalan emisyon kotalarını daha eski geleneksel ve daha çok karbon salınımı yapan firmalara satarak para kazanabiliyor. Sistem nihayetinde dünyadaki karbon salınımında da bir dengenin kurulmasını ve yıllara bağlı olarak aşamalı olarak azaltılması hedefliyor.

Referans

Bu yazıya yorum ekleyebilir, ya da yazıyı kendi sitenizde geri izleme yoluyla kaynak gösterebilirsiniz.

“‘Emisyon ticareti’ yeniden şekilleniyor” için yorum sayısı: 0

Yorumunuzu yazın...